Siteye Giriş-Kayıt

Hesabınız ile giriş yapın veya kayıt olarak şifre edinin.



Sobette Şuan

Kelimeler

Ara.24 Pirokinesis
Ağu.02 Cadı Tahta
Ağu.02 Zombi
Ağu.02 Zener Kartları
Ağu.02 Yoga ( Yoga )

Ayın Evreleri

İstatistikler

Üye Sayımız : 11914
Makale sayısı : 275
Web Bağlantıları : 51
İçerik Tıklama : 1655435

Select Language

Designed by:
Öngörüler
1996'da Yazılan 17 Ağustos 1999 Depremi Öngörüsü
Evrenin Dili tarafından yazıldı.   
Pazar, 17 Ağustos 2014 02:00

1996 Yılında Fenomen (sayı 3, sayfa 28) dergisinde, 11 Ağustos 1999'da Batı Anadolu Fay hattında bir deprem olacağı endişesi Ata Nirun tarafından yazıldı. Nedenleri açıklandı ve Fenomen dergisinde belirtilen tarih olan 11 Ağustos 1999'da değil de 17 Ağustos 1999'da büyük Gölcük depremi oldu.  Rastlantı mı? Tahmin mi? Astrolojinin gücü mü? Yoksa yazarın dediği gibi "Kehanet ve Bilim Arasında" bir çıkarım mıydı? Derginin sayfalarından alıntıları aşağıda görebilirsiniz. 1999 Gölcük Depremi, 17 Ağustos 1999 sabahı, saat 03:02'de, Kocaeli/Gölcük merkezli olan deprem. Richter ölçeğine göre 7,5 Mw büyüklüğündeydi, büyük çapta can ve mal kaybına neden olmuştu.

 
Kaydettiğiniz öngörüleriniz aşağıda listelenmiştir

Lütfen öngörü kayıtları yaptığınızda toplumsal içerikli olmasına dikkat ediniz. Kişisel ve sadece sizi ilgilendiren, geçmişte olmuş öngörü, rüya kayıtları silinecektir. Bu konular için FORUM kısmında ayrılmış alanlar var. Öngörü kayıtlarınızı yazarken başlıkları özet, anlaşılır ve ilk harfi büyük, diğerlerinini küçük harfle yazınız. Kaydettiğinz eski/önceki kayıtlarınızın listesini arama kısmında takma adınızı bulup ARA dediğinizde liste olarak görebilirsiniz. Eğer göremiyorsanız ya silinmiştir ya da içeirği nedeniyle yayından kaldırılmıştır. Sizin dışınızda toplumsal olan ve gerçekleşen öngörüleriniz var ise FORUMA, öngörünün başlığını aynen kullanarak aktarınız. İlgili gerçekleşme haberini de eklemeyi ihmal etmeyiniz. Gerçekleşen öngörülerinizi ve rüyalarınızı buradan FORUMA YAZIN. Haber linki ve açıklamasını da eklemeyi unutmayın lütfen...

Sitedeki duru ve rüyaları kendi adınızı seçerek veya gerçekleşenler-gerçekleşmeyenler, kategorilere göre arama yapıp alt alta görebilirsiniz. Sadece kendi adınızı seçtiğinizde zaman içerisinde bir DURU veya RÜYA günlüğünüz oluşacaktır. Kendi adınızı + gerçekleşenler seçeneğini bir arada seçince, ARAMA yaparsanız, duru veya rüyalarınızdan gerçekleşenleri alt alta görebileceksiniz. Değişik kombinasyonda aramaları yapabilirsiniz.

Diğer kişilerin duru ve rüyalarına da benzer şekilde DURU-RÜYA ARA kısmından bakabilirsiniz.

 
Silahı bırakan Abdullah Öcalan PDF Yazdır e-Posta
Evrenin Dili tarafından yazıldı.   
Cuma, 22 Mart 2013 10:44

Öngörünüz/rüya/Haziran 2011: Abdullah Öcalan bir odadan içeri benim bulunduğum yere geliyor ve yanında iki kişi daha var. Oturuyor karşımda. Sağ gözünde görme bozukluğu ve kaybı varmış. Sağ gözü kapalı bir gözlük takıyor sanki. Elinde silah, küçük kalaşnikof gibi ama yakından ucuna bakınca plastik ve sahte gibi. Bana "bu silahi size verebilirim" diyor. Diğer iki kişide de benzer silahlar var. Çok mülayım ve sakin gözüküyor. Bende "silah vermekle olmaz sanırım. 20 bin insan öldü, aileleri ile 120 bin sana öfkeli insan var. Özür dilesende bu insanlar senden hep nefret edecekler" diye düşünüyorum-ya da söylüyorum. Kaydedilme zamanı, Gün-Ay-Yıl ve Saat-Dakika-Saniye: 17-06-2011. Ayrıntısı için tıklayınız...

Son Güncelleme: Perşembe, 23 Mayıs 2013 12:55
 
Atatürk’e Hediye Edilen Seccade ve El Falı PDF Yazdır e-Posta
Sultan Tarlacı tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 16 Şubat 2013 23:55

1929 yılında, bir Hint mihracesi, Atatürk’le görüşmek ister ve randevu için Cumhurbaşkanlığı’na müracaat eder. Bu isteği kabul edilen mihrace, görüşmeden sonra Atatürk’e Hint işi ipek bir seccade hediye eder. Bu armağan, Atatürk’ün İstanbul’a geldiğinde sıklıkla ikamet ettiği Pera Palas’taki 101 numaralı odaya gönderilir.  Atatürk’e 1929 yılında, ölümünden 9 yıl önce hediye edilen seccade ve üzerindeki saatin ayrıntılı görünüşü.

 
Onlar akıllı, deli ben miyim yoksa? “Geleceği Önceden Biliyorum!” PDF Yazdır e-Posta
Sultan Tarlacı tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 16 Şubat 2013 23:49

Uyarı: Birinin sizin zihnine uzaktan etki ederek davranışlarınızı değiştirdiğini ve size istemediğiniz şeyler yaptırdığını düşünüyor iseniz mutlaka bir psikiyarti uzmanı ile görüşmelisiniz. Bu ciddi bir ruh sağlığı bozukluğunun bir belirtisi olabilir. Elektromanyetik dalga veya telepati ile beyine yerleştirilen çiplerle kontrol edildiğini söyleyen bazı kişi var… Ancak uzaktan zihin kontrol yöntem ve tekniklerini hiç bilmediğimizi varsayarsak, beynin nasıl işlediğini, davranışlarımızın nasıl oluştuğunu aşağı yukarı biliyoruz. Bu bilgileri göz önüne aldığımızda, uzaktan beynimizi ve davranışlarımızı başkaları kontrol edebilirler mi? Beynine baktığımızda bu imkansızdır. Davranışlar çok karmaşıktır ve birisi sizi uzaktan kodlayıp cinayet işletemez. Birisi size yapmak istemediğiniz bir şeyi yaptıramaz. Çoğunlukla kişiler, FBI, CIA ve MIT’in kendilerini kontrol ettiklerini söylemekte. Ancak şunu sormalılar önce kendilerine: “neden beni seçtiler ki?” Yani ayrıcalığın ne, hangi etkin konumdasın ki seni seçmiş ve uzaktan seni kontrol ediyorlar. Bu şekilde kontrol edildiklerini, iradeleri dışında hareket ettiklerini düşünen kişiler mutlaka psikiyatr ile görüşmeleri gerekmektedir. Bu çok ciddi akıl hastalığının bir belirtisidir. Sorun düzelmiyor ise tekrar psikiyatr ile görüşmeleri gerekir… Diğer bir prensipte şudur, siz Tanrı ile konuşuyorsanız sorun yok, ama Tanrı sizinle konuşuyor ise psikiyatriye gitmelisiniz.

Çocukluğumdan beri, belki yetiştiğim çevreden kaynaklanan paranormal anlatılara hep ilgiyle bakmışımdır. Zamanla bu ilgi, bilimsel olma çabasından da kaynaklanan bir şüphe ile süslenmiştir hep. Anlatılan “cin çarptı, muska, önceden rüyasında gördü, mezarında ateş görüldü, at üstünde zırhlı ve elinde mızraklı adamlar gördüm…” gibi şeylere hep şüphe ile ama bir o kadar da ilgi ile baktım. Bu tür hadiselere ilgi insana bir kez yapışınca, çok kolay yakasını bırakmaz. Yıllar içinde değişik versiyonları kafanızı kurcalar. Nöroloji asistanlığı sırasında, bütün asistanlar, uzun bir süre psikiyatri kliniğinde tecrübe kazanmak için giderler. Bu ayrılmaz iki kardeş olan psikiyatri ve nöroloji arasında bağın aslında ne kadar sıkı olduğunu bir kez daha insana hatırlatır. Benim de, psikiyatri kliniğinde çalışmaya gittiğimde, ilk verilen hastam, mesleği diş hekimi olan bir erkek hastaydı. Yaşı sanırım 25 civarındaydı ve normal dışı inançları vardı. En belirgini de, göbeğinin hemen altından çıkan bir ışık huzmesi ve onun belinde, omuriliğinde de olan yansımasıydı. Geçmiş bilgilerimde, “ya bu hasta şu şakra denen şeyi görüyor ve anlatıyor, tam yeri burası ve doğu mistiklerinin de tarif ettiği gibi anlatıyor” düşünmeme rağmen, bunu psikiyatri uzmanımıza ve de hocamıza hiçbir şekilde açmadım. Çünkü aklıma “yayılan şizofreni veya paylaşılan psikoz” denen bir tanı geldi hemen. Yani bana da “deli” diyebilirler diye düşündüm. Konuyu hiç açmadım.

Son Güncelleme: Cuma, 16 Ağustos 2013 10:07
 
Kehanet, Öngörü, Premonition Nedir? PDF Yazdır e-Posta
Sultan Tarlacı tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 16 Şubat 2013 23:43

Kehanet, durugörü ya da uzaktangörünün halk adlandırmasıdır. Anlamına bakıldığında; geçmiş veya gelecekte, bir kimsenin kimliği, yeri hakkında bilgi edinmeyi amaçlayan ve ilgili bilgiyi, hiç bir bilinen duyusal girdi (görme, işitme...) organını kullanmadan edinmektir. Yani görmeden, okumadan, işitmeden, dokunma olmadan... Kehanet bir çok yerde yer almasına karşın, bizim kullanımımız daha çok öngörüdür. Daha çok öngörü denen şey, PREMONITION (Latince praemonēre, ön: prae-, pre- + monēre, tehlike) denilen şeydir. Sıklıkla gelecekteki bir OLAYIN ve TEHLİKENİN algılanmasıdır. Bu tehlikenin algılanması DURUGÖRÜ ile ya da RÜYALARLA olabilir. Aslında bazen bu PRECOGNITION (Latince præ-, “den önce,” + cognitio, “bilgisine ulaşmak”) olarak da adlandılır. PRECOGNITION, tehlikeli olay, nötral bir olay ya da güzel bir olayla ilgili olabilir. PREMONITION ise daha sınırlı bir anlamı vardır ve gelecek tehliklerini öngörü ya da sezmenin özel adıdır.

 
Sarai Sierra: Uzaktangörü ile Yer Bilgileri Analizi PDF Yazdır e-Posta
Evrenin Dili tarafından yazıldı.   
Salı, 05 Şubat 2013 08:36

Aşağıdaki bilgiler Sarai Sierra'nın canlı veya ölü olarak bulunduğu yeri tanımlamak için uzaktangörü yöntemiyle toplanmıştır. Bu bilgilerin hiç bir bilgi sahibi olmadan, sadece duyular dışı algı ile elde edildiğini bilerek konuyu okumakta yarar var. Elde edilen bilgiler nasıl öldürüldüğü, ölü veya canlı olup olmadığı, bulunabileceği konumla ilgili çok dikkat çekici benzerlikler göstermektedir. Elbette Sierra' nın bulunduğu yer konusunda yanlış bilgiler de elde edilmiş ve tüm bilgiler kayıt altına alınmıştır. Elde ettiğimiz bilgileri terazinin kefelerine koyduğumuzda, uzaktangörü ile bulunduğu yer açısından anlamlı bilgiler elde edildiğini göreceksiniz. Bu bilgilerin duyular dışı algı ile ve ek olarak hiç bir polis bilgisine sahip olmadan elde edildiğini unutmadan okumanız ve yorumlamanız gerektiğini hatırlatırız. Burada sunulan bütün bilgiler cesedi bulunmadan önce sitemizin FORUM kısmına kaydedilmiştir. Yazılanları  olduğu gibi forumda okuyabilirsiniz.... Şimdi tespitlerimizin uyumuna ve uyumsuzluklarına bakalım:

Son Güncelleme: Pazar, 04 Ağustos 2013 11:20
 
22 Gün Önce: Depoda Patlama veya Yangın e-Posta
Evrenin Dili Yönetimi tarafından yazıldı.   
Pazar, 27 Ocak 2013 20:39

04 Ocak 2013'de kaydedilen bir öngörü, Gerçekleşme 27 Ocak 2013. Çok güçlü olmasa da iyi bir öngörü: Öngörünüz: "Kimyasal bir koku.. İlaç gibi.. Büyük, depo kapılarına benzer bir kapısı var. İçeriye girp çıkan adamlar görüyorum. O esnada büyük bir yangın görüntüsü. Sonra da patlama sesleri. Önce patladı, sonra mı yandı yoksa yangının etkisiyle patlamalar mı oldu bilmiyorum. Kapının şeklinden... Yangın görüntülerinden ve yangından önce gelen kimyasal bir koku dışında hakkında bir bilgim yok." Kaydı görmek için tıklayınız veya FORUMDAKİ tartışmasına katılmak için tıklayınız

Son Güncelleme: Perşembe, 14 Şubat 2013 11:58
 
22 Gün Önce: Toplu Taşıma Aracında Katliam e-Posta
Evrenin Dili Yönetimi tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 23 Ocak 2013 16:54

Gerçekten inanılmaz. Bundan daha iyi nasıl anlatılır. Keşke olumlu şeyleri algılamak daha çok olsaydı... Ama algının doğasında bu var. %70-80 kötü ve olumsuz olaylar algılanıyor. Gerçekleşen öngörü açısından sevindirici, ama olay açısından üzücü! Ölümler var. Ama diğer yandan bu olay zaten olacağı için görüldü! olmasaydı zaten görülmeyecekti! Oradaki kurbanlardan birilerinin anlık korkusu veya acısı, zamanın koridorlarında o kadar güçlü bir etki yaratmış ki, 22-23 gün kadar geriye etki edip, öngörüyü gören/algılayanın beynine algı olarak ulaşmış... 22-23 gün önceden olay algılanmış... 31 Aralık 2012'de bu öngörü kaydedilmiş... Olayın ayrıntısını için FORUMDA okumak tıklayınız veya Orijinal kaydı görmek için ise buraya tıklayınız

Son Güncelleme: Cumartesi, 16 Şubat 2013 12:17
 
İki gün önceden öngörülen Elazığ tren kazası e-Posta
Evrenin Dili Yönetimi tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 07 Ocak 2013 16:29

4 Ocak 2013 tarihinde sitemize, makinist hatasından kaynaklanan bir tren kazasının Ocak ayı içinde, yakın bir zamanda gerçekleşeceği yönünde öngörü algısı kaydedilmişti. 6 Ocak 2013 tarihinde, yani kayıttan 2 gün sonra, Elazığda iki tren çarpışması gerçekleşti. Elazığ'da tren istasyonuna giriş yapan yolcu treni ile manevra yapan yük treninin çarpışması sonucu 2'si makinist, 8 kişi yaralandı.  Alınan bilgiye göre, Adana'dan yola çıkan yolcu treni Fırat Ekpresi, Elazığ'a 25 kilometre mesafede Yolçatı tren istasyonu girişinde manevra yapan bir yük treniyle çarpıştı. 

Son Güncelleme: Cumartesi, 16 Şubat 2013 12:16